- Merhabalar.
- Hoşgeldiniz. Ne aramıştınız?
- Yeni bir şeyler.
- Heyecanlar?
- Yok giyecek gibi.
- Pardon. Baştan alabilir miyiz?
- Neyi?
- Konuşmayı.
- Peki.
- Naber?
- Hoşge.. Biraz fazla samimi olmadık mı sizce de?
- Haklısın. Baştan?
- Hayhay.
- Merhaba, ben kendime kıyafet bakıyordum.
- Üzerinizdekiler çok iyiymiş.
- Para kazanasın yok herhalde?
- Bakın aynısından bende de var.
- Yok onu daha sonra söyleyecektin. Yeni misin?
- Evet, iki gün oldu. Nerden anladınız?
- Sence de bu konuşmayı baştan almanın vakti gelmedi mi? Ya da istiyorsan bir yerde beraber kahve içelim. Sen seç.
- Kahveyi tercih edeyim o zaman ben. İşim 7 gibi bitiyor.
- Kıl oranın fazla. Yani.. Sorun sen de değil bende. Bence bi ilişkide meme olmalı.
- Baştan?
- Okkidokki.
- Selam, acilen konuya giriyorum. Şu kırmızı tişörtün ekstra larcı bulunur mu?
- Taze bitti. Mcdonalds?
- Yok İzmir köfte.
- Başka birşey?
- Yanına da ayran.
- Kıyafet olarak sormuştum.
- Haki kazağın ekstra larcı?
- Maalesef. Spor salonuna gitmeyi düşündünüz mü?
- Sportif bi insandım esasında. Fakat kız arkadaşım frijit oldu.
- Sonradan? Nası yani?
- Ondan başka varlıkları keşfetti.. Benim üzerimde.
- O zaman artık yok.
- Bu konuyu konuşmak istemiyorum. İşin kötüsü kız da çirkinmiş. Işığı açınca farkettim.
- Çok geçmiş olsun.
- Herhangi ekstra larc bişi?
- Şort var kareli. Tam sizlik.
- Kasım ayında olduğumuzun farkındasın değil mi?
- Ayakkabı?
- Çok var.
- Kaç numara?
- Baştan alsak?
- Zayıfla gel.
- İbne.
kıyafet bakmaya gidiyorum. ne oluyor? olmuyor. niye olmuyor? benle bi alakası yok bu sefer gerçekten. inan ki. mango’dan üçdakikakırksekizsaniyede çıkabilen sevgilim var ama benim alışveriş sorunlarım bitmiyor. bitemiyor.