September 2011
1 post
Gün 1
Başta istemiyorum diye artislik yapmak, assos a gitmemek, gece gece dellenip yola koyulmak, kendini bi anda assos’ta bulmak, kampta yatacak yerin kalmaması, iskelede Fatih ile yatmak zorunda kalmak. Sabahın dördünde kızın birinin havlusunu sormak için uyandırması, uykulu gözlerle kıza boş boş bakmak, kızın özür dileyip gitmesi. Sonra arkadaşının gelip havluyu sorması, bu sırada havludan...
Sep 1st
February 2011
2 posts
Listenthe soft hills‘ten geliyor, hills like a...
Feb 24th
bazen her şey elden kayıyormuş, bazen yapacak hiçbir şey yokmuş gibi. ne garip.
Feb 24th
2 notes
August 2010
1 post
4 tags
“At kafalı kertenkele kakasını yapıyor”
– M.T. (M. falıma bakıyorken söyledi. Geleceğimde neyi işaret ettiğini çok merak ediyorum.) 
Aug 12th
July 2010
3 posts
5 tags
gerdan
“bak” dedim. canım eğlenmek ve karşımdakini eğlendirmek istiyordu. “bir uçurumun kenarında gözlerin kapalı olsa ve bir sonraki adımın olmadığını, sonrasının boşluk olduğunu bilsen. bana güvenip, o adımı atar mıydın?” yok artık. romantikliğin bokunu çıkardın arkadaşım. boş bıraktık mı, kendini kaybediyorsun. bir anlatıcı olarak benim de sorumluluklarım var, okuyuculara...
Jul 21st
3 tags
Listenplayer’a sahip çıkmak gerekiyor bazen. sonra...
Jul 20th
“The best way to get over a woman is to turn her into literature.”
– Henry Miller
Jul 6th
April 2010
1 post
derya
necip fazıl üsküdarı, “her akşam camlarında yangın çıkan” bir yer olarak tasvir ederken, muhtemelen kıyının karşı tarafındaydı. hep öteki görülen, her nereden bakarsanız bakın, garip bir yer. ama bana sorsaydınız. hani sormazdınız ya. farz-ı misal sorsaydınız, “bu üsküdar nedir?” diye. afilli cevap vermeye kalkışıp yan gelirken “ölümün güneşi karşıladığı yer”,...
Apr 17th
February 2010
3 posts
2 tags
Listenbloc party’den this modern love. arada canım...
Feb 28th
7 tags
hımfs.. hımfs..
biliyorum ki çoğu zaman hepinizin kafasına bir sürü şey takılıyor. bir şarkı, bir filmin bir sahnesi ya da repliği, başkasının söylediği bir söz. tam olarak hangisi ya da hangileri bilememekteyim. ama umarım hiçbirinizin başına, benim başıma gelen gelmez. aslında sırf benim başıma mı geliyor? yok canım ne alakası var. mehmet k.d., elif k. gibi tanıdık şahsiyetlerin de dertleri aynı. dur lan....
Feb 27th
1 note
1 tag
Feb 23rd
December 2009
3 posts
8 tags
ikibindokuz-durum-raporu.xls
Bu kıyılara ara sıra sevdiğim mp3leri yüklemem dışında pek dalga vurmadı, farkındayım. Yazmayalı oldukça uzun zaman oldu. Sizin için bir sorun teşkil ettiğini de zannetmiyorum, daha evvel bahsettiğim gibi zaten yedi kişiyiz. İşin aslı doğru düzgün yazabildiğimden bile çok emin değilim, sadece beni rahatlattığını biliyorum. Sırf bu sebep bile bu minik blogun varlığını devam ettirebilmesi için...
Dec 27th
3 tags
Listen“çal beni bebeğim” diye bağrınıyor...
Dec 27th
Dec 14th
November 2009
3 posts
8 tags
farz-ı misal
- Merhabalar. - Hoşgeldiniz. Ne aramıştınız? - Yeni bir şeyler. - Heyecanlar? - Yok giyecek gibi. - Pardon. Baştan alabilir miyiz? - Neyi? - Konuşmayı. - Peki. - Naber? - Hoşge.. Biraz fazla samimi olmadık mı sizce de? - Haklısın. Baştan? - Hayhay. - Merhaba, ben kendime kıyafet bakıyordum. - Üzerinizdekiler çok iyiymiş. - Para kazanasın yok herhalde? - Bakın aynısından bende de var. - Yok onu...
Nov 8th
Listenbusarkidasanagelsin: Muse - Uprising nays.
Nov 8th
Listen nası bitti hiç anlamadım. yaz gelsin ulan.
Nov 2nd
September 2009
3 posts
dedim.
“seni başka bir hikayeye alalım istersen?” dedi, koğuşu değiştirelim der gibiydi sanki. “yok” dedim, “bir şey değişmeyecek. ben artık hep geçmiş hikayelerde gelecekte olmayacak olan adam olarak kalacağım.”
Sep 20th
iphone'lu ablalar →
tematik blog olayının boku çıkıyor mu bilemem ama. (bknz. bok) bazıları var ki erkekleri gönlünden feth ediyor. girls with iphones‘u hazal gönderdi. bir sürü güzel ve memesi bol abla, iphoneları ile çektikleri fotoğraflarını yolluyor. ben de başta hazal olmak üzere, apple’ın kaliforniyadaki tasarımcılarından, çindeki montajcılarına kadar herkese teşekkürlerimi sunar, memeler’e...
Sep 11th
07:45
bugünlerde uyuyamama gibi bir problemim var. çalışmakta oldukça zorlandığım gibi, uyuyamamak ta içimdeki sıkıntıyı arttırıyor.  ç. aylardır papatya çayı içmemi söylüyor, geçiştiriyorum. sanıyorum onu da şimdilik yapılması gerektiği halde savsaklananlar listesine ekliyorum. ‘neden?’ diye sorulmasın, zira şu sıralar bu soruya verilebilecek tek cevabım: ‘öyle’. zaten sormayın...
Sep 11th
August 2009
5 posts
7 tags
simon'ın kedisi
facebook yeni youtube’umuz olmaya doğru gidiyor. ben de artık sadece videolara bakmak için giriyorum. başka çok bir işlevi kalmadı benim için. çok sıkılırsam da batakhane‘ye uğrayıp, kumarbaz arkadaşlara selamı çakıp, iki el çeviriyorum o kadar. geçenlerde facebook’ta bir video’ya rastladım. bir kedi sahibini uyandırmak için türlü türlü yollar deniyodu. tabi başlık...
Aug 26th
5 tags
müge anlı ile tatlı sert
baştan itiraf edeyim, olayın ne müge anlıyla ne de ‘tatlı sert’ sözüyle bir alakası var. fakat başlık olarak “aşka olan inancımı nasıl kaybettim?” yazarak ortamı ergen kız seviyesine düşürmek istemedim. öyle bir adam değilim, biliyorsunuz. fakat mevzumuz bu yapacak bir şey yok. bir aşktan bahsedeceğim size. bu aşkın, bendeki aşk kavramını nasıl yerle bir ettiğinden. farz-ı...
Aug 25th
4 tags
Listen“nerdesin diye sorma / nereye koyduysan...
Aug 22nd
8 tags
Listenson bir kaç zamandır selda’ya sarmış vaziyetteyim....
Aug 21st
4 tags
kasmıyorum, anlayamam.
automatisch: nası keyfin?
Hazal *: üff o da kötü. ruhsal çöküntüdeyim şu an tüm alışveriş siteleri tehlikede.
Aug 21st
July 2009
1 post
12 tags
kısa kısa maruzatlar
efendim, bir süredir blog ile ilgilenemiyor idim. “micro blogging” denen hededen çok anlamıyorum. o yüzden canım tumblr’a blogspot muamelesi yapıyorum. gerçi şekli şemali bir boka benzedikten sonra, biraz daha aktif kullanayım diye gaz geldi. ara sıra abuk sabuk şeyler yazıyordum. şimdi bunun sıklığı ve çeşitleri artacak. şimdilik son zamanlarda aklımda kalan ufak tefek şeyleri...
Jul 14th
May 2009
3 posts
öhöm.
pardon her kim ilgileniyorsa sözüm onadır. biri bana kahvaltı ısmarlayabilir mi?
May 11th
Listenoutlandish - callin’ u. çok acaip, pek...
May 4th
Pardon, bir Bostancı uzatır mısınız?
Kadife pantolonunun paçalarını siyah çorabına doğru sokuşturmuş, ayağında kahverengi lastik pabuçlarıyla çamur deryasının içinde koşuşturuyordu, ona benzeyen bir avuç çocuk ile. Aya göndermeye çalıştıkları topun üstündeki parçalar dökülmüş, dikişleri açılmıştı. Şambreli dışa bir baloncuk verip, her vuruşta alakasız bir yere gitmeye karar veriyordu. Yine de aldırmayıp, inatla düzgün vuruşlar...
May 4th
April 2009
1 post
arda kalan
cahit berkay sazın ince telinden giriyordu mevzuya, bense kendimi bir araba içinde köy yollarında düşlüyordum. başımı 92 toros‘un camından dışarıya çıkarıyordum hafifçe. rüzgar saçımı dağıtıyor, bu sırada müziğe bir de yaylı tambur ekleniyordu. karşıdaki dağlar yağlıboya tablolar gibi görünüyor ve tayfun talipoğlu her an bir yerden çıkacakmış hissini oluşturuyordu. batı karadenizin ücralığı...
Apr 18th
January 2009
8 posts
isminibilemedimbunun.doc
“Dur” demeye çalışacaktım kendime, diyemeyecektim. “Kal” desem de kalamayacaktım, bunu da bilecektim. Kalkacaktım, şu giden vapura binecektim. Eminönü’nde inecek, güvercinlere yem atıp eyvallah’ı çekerken, duraksamadan Galata’ya akacaktım. Kerhanenin köşesindeki dönerci abiden bir yetmiş beşlik alacak ve dönere inceden yamulurken, gözlerimle kestiğim karşı taraf, ben de kaşıntı yapacaktı. Bir şey...
Jan 14th
4 tags
WatchWatch
slade - coz i luv you. el lobo‘yu tekrar izlerken fark ettiğim pek leziz parça.
Jan 8th
3 tags
fairuz derin bulut rocks →
fairuz derin bulut yapmış gene yapacağını, ali tekintüre’nin yazdığı şarkıları tekrar yorumlamışlar. arabesk adlı albümleri pek yakında piyasada. myspace‘lerine koydukları “acı gerçekler” ise hakkaten pek şahane olmuş, dinlenesi.
Jan 7th
8 tags
orta dünya'da bir bahó
Uyandım, uyanmaz olaydım. Yattığım oda ile kalktığım oda arasında bir fark vardı. Bir handı sanki burası. “Halime bak dertli çal” diyecekken hancıya, gereksiz olduğunu düşünüp sustum. 2008 yılının oldukça uzağındaydım şu anda. Rüya olmasını dileyip, kafamı yastığıma tekrar uzattım. Yastık bi garipti, sertti. Üstümdeki kıyafetler değişmişti. Senelerdir bir t-shirt ve bir boxer ile...
Jan 7th
5 tags
kokulu ada
gece henüz yeni çökmüştü sokaklara, ali bey’in adasına giden otobüs durakta durmuş, yolcu indiriyordu. ben hem etrafı keşfetmeye çalışıyor, hem de ayakta durduğu için endişeleniyordum. oturacak yer yoktu, acaba yorulmuş muydu? kapı kapanmadan beş saniye önce, yaşlı bir karı koca kapının önünden yürüyüp geçmişti. o da benimle aynı şeyi düşünmüş olmalı ki, yüzüme bakıp gülümsedi. kırkbeş yıl...
Jan 7th
5 tags
günlerden bir gün
işler hiç yolunda gitmiyordu. koskoca dükkan sinek avlar mı bilader? avlıyomuş valla. hatta bildiği avladı. çalışanlar huysuzlanmaya başlamıştı. bir dekupe üç günde yapılıyor, banner desen bir ay alıyordu. dediler bi osman var, malatyalı. eliboldur, gönlü hoştur. size iş verir, aş verir. sırtınızı pek eder. bu durumdan mütevellit düştük yollara, orada bi adam vardı. markası için elinden geleni...
Jan 7th
2 tags
rondo
sene doksandokuz, bilemedin ikibin. tefal rondo’nun yeni çıktığı yıllar anlayacağınız, reklamlar televizyonda çıkıyor, kıyıyor, ediyor. tüm ev kadınlarının yeni rüyası oluyor, pek tabii ki annem de aynı durumda. ah bi olsa, şöyle olur, böyle kolaylık olur, şunu da yaparım bunu da yaparim, çok işime yarardi bilmemneydi. bendeniz, annesi tam zamanlı çalışan, çorba-pilav-köfte üçlüsünden gına...
Jan 7th
4 tags
ışıklar
trafik çok sıkışıktı. bindiğim dolmuşun camını açmaya çalıştım, açılmadı. biraz kanırtır gibi oldum, garip bir ses geldi. o an şoför ile göz göze gelip, hemen elimi oradan çektim. şoför, “ananı sikerim, kanırtma pezevenk” der gibi bakıyordu. haydarpaşa köprüsünün üzerinde kalkmıştık. tam beş dadikadır buradaydık ve ben buluşmama tam 30 dakika geç kalmıştım. bir yanım, “umarım...
Jan 7th