can sıkıntısından mütevellit. bir takım ıvır zıvır.
facebook yeni youtube’umuz olmaya doğru gidiyor. ben de artık sadece videolara bakmak için giriyorum. başka çok bir işlevi kalmadı benim için. çok sıkılırsam da batakhane‘ye uğrayıp, kumarbaz arkadaşlara selamı çakıp, iki el çeviriyorum o kadar. geçenlerde facebook’ta bir video’ya rastladım. bir kedi sahibini uyandırmak için türlü türlü yollar deniyodu. tabi başlık dezenformasyonu had safhada olduğundan, “kimin işi lan bu?” diyerek google’lara saldırdım. animasyonları simon tonfield isimli ingiliz bir çizer yapıyormuş. tandem stüdyolarında çalışan simon’ın gerçekte üç tane kedisi varmış. hatta simon bu serisini kitap haline dönüştürmüş, 24 eylül de satışa çıkıyormuş. en azından amazon öyle diyor. ayrıca simon sitesinde bir yarışma da düzenliyor. sitesinden indireceğiniz kedi maketini en egzantrik şekilde fotoğraflayana imzalı kitap, t-shirt gibi hediyeler verecekmiş.
bu obur arkadaş ise simon’ın ablasının köpeğiymiş.
mevzu kediden açılmışken, ufak bir taktik verip, bitirelim. kadıköy nevizade’ye doğru evriledursun, küp isminde bir yer var. arada derede çok bilinmeyen. bir de apartmanlar arasında kalan çok büyük olmayan bahçesi. sanırım mekanı güzel kılan tek özelliği bu. geçenlerde ç., ç.’nin arkadaşları b. ve m. birlikte oturuyorduk. etrafta birkaç tane kedi yavrusu cirit atmaktaydı. ufak bir bitki parçasıyla saatlerce oynayan bu deliler, kendilerini amazon da sandıkları gibi, etraftaki herkese neşe saçıyordu. kedi milletiyle alakalı bildiğim tek bir şey varsa, o da bu elemanların anahtarlık denen nesneye asla karşı koyamadıkları. ç.’nin anahtarlarını alıp, iki sallamamla birlikte kucağıma yerleşen veledi, ç. ile birlikte sevgi/ilgi manyağı yaptık. göbeğim rahat gelmiş olacak ki, hemen uykuya dalan veledimiz. bana olan minnettarlığını ise kapalı gözleriyle, parmaklarımı yalayarak verdi. velet işte :)
dip not: youtube’a ulaşamayanınız varsa, şuraya bir göz atıversin. tık tık.