automatisch

can sıkıntısından mütevellit. bir takım ıvır zıvır.

January 7, 2009 5:35 pm

rondo

sene doksandokuz, bilemedin ikibin. tefal rondo’nun yeni çıktığı yıllar anlayacağınız, reklamlar televizyonda çıkıyor, kıyıyor, ediyor. tüm ev kadınlarının yeni rüyası oluyor, pek tabii ki annem de aynı durumda. ah bi olsa, şöyle olur, böyle kolaylık olur, şunu da yaparım bunu da yaparim, çok işime yarardi bilmemneydi. bendeniz, annesi tam zamanlı çalışan, çorba-pilav-köfte üçlüsünden gına gelmiş insan evladı. annemin mesajı alınıyor, yakın zamandaki anneler gününde hemen gidip bir rondo alıyorum, belki annem mutfakta yeni atılımlar yapar derdindeyim.

annem pek seviniyor, bu işe ‘canım oğlum, neler de almış, neler yapıcam ben bununla’ diyerek, paketi mutfağa koyuyor. ben bu aletle yapılacak mideyi bayram ettirecek yemekler - atıştırmalıklar beklerken, paket’i buzdolabının üstünde görüyorum, anneme bir kaç kez sorduysam da, ‘oğlum mutfak ufak, bi ayarliyim en güzel yemekleri sana yapacağım’ cevaplarıyla kendimi avuttum. velhasıl zaman geçtikçe ben rondo’yu unuttum, o da beni.

ve seneler sonra kendisiyle iki gün önce mutfakta karşılaştık, her zamanki gibi kutusunda usul usul duruyordu, suyumu içtim, mahsunca bana bakıyor gibiydi. bir sigara yakıp, ondan hiç çıkmayan patates salatalarını düşündüm.